YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21932
KARAR NO : 2014/13634
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; mağdurun, elektrik mühendisi olduğu, Taksimden … Evlendirme Dairesi’ne gitmek üzere sanığın sevk ve idaresindeki taksiye bindiği, üzerinde bir adet 200 TL’lik ve bir adet de 50 TL’lik banknot olmak üzere toplam 250 TL parası olduğu, zaman zaman seyahat esnasında taksimetreyi takip ettiği, mesafe ücretinin 5-10 TL arasında olması gerekir iken 40 TL gösterdiği, bunun için sanıkla tartıştığı ve tartışma esnasında sanığa 50 TL verdiği, sanığın mağdurun sinirli halinden faydalanarak aldığı 50 TL’yi, 5 TL ile farkettirmeden değiştirerek mağdura 5 TL verdiğini söylediği, mağdurun da 50 TL verdiği halde 5 TL’yi alarak sanığa bu defa 200 TL’lik banknotu verdiği, sanığında mağdura 160 TL para üstü verdiği, mağdurun kendisinde 210 TL kalması gerekirken çantasında 165 TL kaldığını farkettiği, sanığın bu şekilde 40 TL alması gerekirken toplam 85 TL para aldığı ve dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın mahkemede yaptığı savunma esnasında hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yönelik bir talebi bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin temel ceza tayininden sonra uygulanması gerekirken aynı Kanunun takdiri indirime ilişkin 62. maddesinin uygulanmasından sonra tatbiki suretiyle cezanın tertip ve sırasına uyulmayarak TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması ve adli para cezası uygulaması sırasında 5237 sayılı Kanunda 765 sayılı Kanun’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmediği gözetilemeden temel adli para cezası 100 TL olak tayin edildikten sonra indirime ilişkin uygulamaların belirtilen bu nisbi miktar üzerinden yapılaması cihetiyle sanığa fazla ceza tayini
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından 62. ve 168. maddelere ilişkin 2. ve 3. parağrafların çıkarılarak yerlerine sırasıyla önce: “sanığın kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmezden önce bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını tamamen gidermiş olmakla verilen cezanın TCK’nın 168/2 maddesi ile taktiren yarı oranıyla indirilerek 6 ay hapis ve 2 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına” sonra da: “suçtan elde edilen yarar ve verilen zarar göz önüne alındığında TCK’nun 62 maddesi uyarınca verilen cezanın taktiren 1/6 oranıyla indirilerek sanığın 5 ay hapis 1 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve sonuç olarak belirlenen 1 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den çevrilmek suretiyle 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.