Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22106 E. 2014/13409 K. 07.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22106
KARAR NO : 2014/13409
KARAR TARİHİ : 07.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır Somut olayda; sanığın kendisini ismen tanımayan ancak şahsen tanıyan ve … ilçesinde taksicilik yapan şikayetçinin yanına giderek ücreti mukabilinde taksiyle …. iline kendisini götürmesini istediği, sanığın …’da üniversitede okuduğunu, doktor olduğunu ve … SSK Hastanesinde İç Hastalıkları uzmanı olarak çalıştığını beyan ettiği, … merkeze ulaştıkları, burada sanığın araçtan indiği ve eşini arayacağını söyleyerek şikayetçiden cep telefonunu ve bozuk para olmadığını söyleyerek kontör almak için 28 TL para istediği, şikayetçinin de cep telefonunu ve 30 TL parayı sanığa verdiği, bu esnada yoğun olan trafik nedeniyle aracını 15 metre kadar ileriye doğru sürmek zorunda kaldığı, sanığın gözden kaybolduğu, böylece sanığın şikayetçiyi dolandırdığı yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “bir günü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın 5237 sayılı TCK’ nın 52/2 maddesi gereğince ” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.