YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22163
KARAR NO : 2014/13423
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın şikayetçiye ait iş yerine gelerek kendisini… olarak tanıttığı, peşin paraya mal almak istediğini söylediği, şikayetçinin de mal satmadıklarını, fason çalıştıkları için malların sahibi müşteri …’e ile görüşüp anlaşabileceğini bildirmesi üzerine sanığın işyerinden ayrıldığı, bir süre sonra şikayetçinin de işyerinden ayrılması üzerine sanığın telefonla arayarak … ile anlaştıklarını malları alacağını ancak …in misafirleri olduğu için yemeğe gideceğini söylediği, şikayetçinin sanığı kendi işyerine yönlendirmesi sonucu sanığın açık kimlikleri tespit edilemeyen iki suç ortağı vasıtasıyla bir taksici kiralayıp işyerine gönderdiği, taksicin herhangi bir para ödemeden malları taksiye yükleyip sanıkların bildirdiği yerde teslim ettiği, bir saat sonra aynı taksiyi tekrar göndererek yeniden para ödemeden malları alıp bu şekilde şikayetçiyi dolandırdığı anlaşıldığında sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesi uygulamasında a,b,d,e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunma haklarını koşulu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüme “53. maddenin 3.fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.