YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22325
KARAR NO : 2014/13255
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın, temyiz dışı sanık …’la birlikte hareket ederek önce şikayetçi … adına, üzerinde …’ın resminin yer aldığı sahte nüfus cüzdanı aslını düzenledikleri, ardından yine … adına internet üzerinden aldıkları SSK Sigortalı Hizmet dökümünü, sahte ikametgah ilmuhaberi ve sahte olarak düzenlenmiş maaş belgesi, …. Ltd. Şti’ye ait imza sirküleri ile internet üzerinden ihtiyaç kredisi çekmek üzere müracaat ettikleri, bankanın 9.000 TL miktarındaki bir krediyi onayladığı, sanığın …’la birlikte bankaya gelerek banka müdürünün ofisine geçtikleri, banka müdürüne birlikte belgeleri verdikleri, banka müdürünün talebi ve evrakları inceleyip daha sonra arayacağını söylemesi üzerine, sanıkların birlikte bankadan ayrıldıkları, bankada görevli tanık …’nın ibraz edilen belgelerden ikametgah ilmuhaberindeki muhtar soy isminin Batok olması gerekirken Bozok olarak yazıldığını fark edip, belgeleri detaylı olarak incelemeye başladıkları, bu kapsamda nüfus cüzdan fotokopisini incelediklerinde de, kimliğin veriliş tarihinin hafta sonuna denk düştüğünü anlayıp, durumu banka müdürüne aktardığı, banka müdürünün de emniyete bilgi verdikten sonra başvuruda bulunan ve formun altında imzası olan …’ın, aranarak, kredi talebinin onaylandığı söylenerek şubeye davet edildiği, şubeye geldiğinde polislerce yakalandığı, üzerinde … adına düzenlenmiş, kendi fotoğrafı yapıştırılmış, iğfal kabiliyeti bulunan sahte nüfus cüzdanının da ele geçirildiği, sanığın da bankanın önüne kadar …’la birlikte geldiği ve dışarıda araç içerisinde beklediği ve ardından da görevlileri fark etmesi üzerine bankaya girmeden olay yerinden ayrıldığı olayda, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.