Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22431 E. 2014/13508 K. 07.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22431
KARAR NO : 2014/13508
KARAR TARİHİ : 07.07.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mühkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, Trafik sicil kaydına göre ….’a ait olan fakat kendisinin kullandığı… plaka sayalı aracını kaza yapması nedeni ile boyanması için tanık …’ün işyerine götürdüğü, antika bir aracı boyamak için tanığın işyerinde bulunan sanık ile tanışıp arkadaş olduğu, aracının LPG sistemindeki arızadan bahsetmesi üzerine sanığın tanıdığı arkadaşlarının olduğunu, arızayı yaptırabileceğini söyleyip aracı teslim aldığı, ancak geri getirmediği somut olayda; sanığın, katılanın aracını tanık …’ün işyerine tamir için getirdiğini, kendisinin da orada bir araç boyadığını, tanığın 1.700.00 TL masraf çıkarması üzerine katılanın aracını satmaya karar verdiğini, aracı parasını vererek satın aldığını, ancak üzerinde haciz olduğu için devrini alamadığını, aracın satışına ilişkin elinde belge bulunmadığını söylemesi üzerine ifadesine başvurulan …’ün sanığın tamamen yalan söylediğini, katılanın aracını sanığa satmadığını söylemesi karşısında güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün” ve “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.