YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22451
KARAR NO : 2014/7884
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir.Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir.Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır.
Sanık …’ın ticari alışverişi nedeniyle Türkiye Garanti Bankası… Şubesi’ne ait 15.1.2008 keşide tarihli, 6.400 TL bedelli çeki katılana ciro ederek verdiği, bir süre sonra çeki süresinde ödeyemeceğini belirterek, karşılıksız işlemi yapılmaması için katılandan çeki geri vermesini istediği, katılanın da teklifi kabul ederek takasa verdiği çeki bankadan geri aldıktan sonra çekin arkasında bulunan ciroyu iptal etmeden sanığa verdiği, sanığın katılana ileri tarihli başka bir çek vererek aralarındaki borcu yeniden yapılandırdıkları, sanık …’in katılandan geri aldığı çekin 15.01.2008 olan tarihini 15.07.2008 olarak değiştirip, paraf attıktan sonra elden sanık …’a verdiği, sanık …’nın da çeki ciro etmeden muhasebecisi olan sanık …’a verdiği, sanık …’ın yanında çalışan elemanı tanık …’e çeki tahsil etmesi için ciro ettiği, çekin bankaya ibrazında karşılıksız işlemi yapılmasının ardından sanık …’ın Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/9226 esas sayılı dosyası ile katılan ve sanık … aleyhine icra takibi yaptığı, sanıkların bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunun iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelneemsinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar … ile … hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’in, katılandan geri aldığı ve borçlusu olduğu çekin arkasında bulunan katılan cirosunun iptal edilmediğini gördüğü halde keşide tarihini değiştirerek aralarında hiçbir alışveriş bulunmayan sanık …’e ciro etmeden verip tedavüle koyduklarının anlaşılması karşısında müsnet suçlardan mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.