YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22469
KARAR NO : 2014/13503
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin, evine gittiğinde kapısının önünde beklerken gördüğü sanığın özürlü çocuğu için aldığı maaşı yükseltebileceğini, üç ayda 850,00 TL maaş alırken bunu aylık 700,00 TL civarına çıkartabileceğini söylediği, şikayetçinin yanında telefon ile konuşuyormuş gibi yapıp müdürüm diye hitap ettiği kişiler ile görüşüp maaş artışı için söz almış gibi davrandığı, bu şekilde güven telkin edip, ikna ettiği şikayetçiyi de yanına alıp beraberce işlemleri yaptırmak için dışarı çıktıklarında maaş artışı için bir gün önce aldıkları 850,00 TL özürlü maaşının iade edilmesi gerektiğini söyleyen sanığın şikayetçiden aldığı 850,00 TL’yi postaneye yatıracağını, kendisini postanenin önünde beklemesini isteyip şikayetçinin yanından ayrılıp bir daha geri gelmediği somut olayda; sanığın inkara yönelik savunmasına karşın şikayetçinin soruşturma aşamasında birden çok fotoğraf arasından, kovuşturma aşamasında ise istinabe ile alınan sanık savunmasının ekindeki fotoğraflardan sanığı teşhis etmesi karşısında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, mahkûm olduğu hapis cezasının ertelenmemesine rağmen TCK’nın 53/1-e fıkrasında düzenlenen hak yoksunluğuna hükmedilmemesi suretiyle aynı kanunun 53/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının hak yoksunluklarına ilişkin 4 bendindeki “takdiren e fıkrasının da uygulanmamasına” ibaresi çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.