YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22543
KARAR NO : 2013/4639
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet , beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar hakkında, katılan …’in kendisine yüksek miktarda borç verecek birini araştırması üzerine aracılar olan diğer müştekiler ve sanık …, vasıtasıyla sanık …’a ulaştığı onun vereceği 600.000 TL karşılığında yüksek miktarda faiz ve teminat olarak verilen borç miktarından fazla değerde olduğu belirtilen inşaat halinde ve bitmiş durumda olan 4 adet dairenin tapusunu vermek şeklindeki koşullarını kabul ettiği ve sökonusu dairelerin satışını sanık …’un belirttiği ve onunla birlikte hareket eden diğer sanıklar …, … ve … adına satışını gerçekleştirdiği halde sanık …’un belirtilen parayı vermeyip, neden vermediğini sormak üzere ayrı ayrı zamanlarda gelen müşteki …’u yaralamak, müşteki …’e yönelik hakaret ve tehditte bulunmak suçlarından açılan kamu davasında,
1-Sanık … hakkında katılan …’e karşı dolandırıcılık ve hakaret, müşteki …’a karşı yaralama suçlarından, sanıklar …, … ve … … hakkında katılan …’e yönelik dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin incelemede,
Suça konu gayrimenkullerin satışının tapu sicil müdürlüğünde düzenlenen resmi senetlerle gerçekleşmiş olduğu, belirtilen işlemlerde satış bedelinin alınmadığı iddiasının ispatı ancak bu kuvvette yazılı bir belge ile mümkün olduğu dosyada bu yönde her hangibir yazılı belge bulunmadığından, sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olmadığı ve tanık beyanları içeriğinden …’un müşteki …’a karşı yaralama, katılan …’e yönelik hakaret suçlarını gerçekleştirdiği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanık … katılan …’e yönelik hakaret eyleminin sanığın bürosunda gerçekleştiği ve aleni ortam olmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 125/1 maddesi gereği verilen temel ceza üzerinden aynı kanun 125/4 maddesi gereği artırım yapılarak sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 125/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın tamamen çıkartılmak ve aynı kanun 62/1 maddesinin uygulamasına yönelik paragraftan “2 ay 27 gün …” ibaresinin çıkartılarak “2ay 15 gün …” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında katılan …’e yönelik tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede,
Katılan …’in sanığın kendisini … ve … ile birlikte bürosuna gittiklerinde “bu işin peşini bırak yoksa seni vururuz” şeklinde tehdit ettiğini belirttiği, tanık …’in beyanlarından zikredilen hususun doğrulandığı gözetilmeden sanığın yüklenen suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.