Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2619 E. 2012/37038 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2619
KARAR NO : 2012/37038
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 81/1. maddesi uyarınca 1 yıl 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Konya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/1999 tarihli ve 1998/1297 esas, 1999/531 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.12.2011 gün ve 2011/16541/65664 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2012 gün ve 2012/27 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2.maddesinin, suç tarihi itibarıyla aynı Kanun’un yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin şartları düzenlemiş olduğundan, adı geçenin mahkûmiyetine konu kaydın da bu kapsamda olduğu, dolayısıyla mülga 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 8.maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara ilişkin adlî sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen silme kararlarına istinaden veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından adlî sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde “affa uğramış olsalar bile” ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76.maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’nun 11.maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48.maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7.maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun’un 10. maddesine istinaden, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun’un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine kanunî imkan bulunmadığı, bu bağlamda; adı geçenin silmeye konu cezasının Anayasanın 76. maddesinde sayılan cezalardan olması sebebiyle bahse konu kaydın mevzuat gereği adlî sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı ve arşiv kaydının da silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı ” Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”la 5352 sayılı “Adli Sicil Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.05.2011 gün ve 2011/192 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.