Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2641 E. 2012/36531 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2641
KARAR NO : 2012/36531
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-a, 168/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 6 ay 28 gün hapis ve 80.00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2010 tarihli ve 2007/221 esas, 2010/196 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11.01.2012 gün ve 2011/136/1398 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2012 gün ve 2012/19565 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın evvelce islemiş olduğu zorla fiili livata yoluyla ırza geçmek suçu nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/1999 tarihli ve 1998/81 esas, 1999/11 sayılı kararı ile verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasından dolayı, bihakkın tahliye tarihinin 21/11/2011 olduğu gerekçesiyle mükerrirlere Özgü infaz rejimine göre cezanın çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/1. maddesine göre, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun islenmesi halinde, tekerrür hükümlerinin uygulanacağı, bunun için cezanın infaz edilmiş olmasının gerekmediği, ancak maddenin 2. fıkrasına göre, önceki cezanın İnfaz edilmesinden sonra geçecek 3 veya 5 yıllık sürelerden sonra tekerrür hükümlerinin uygulanamayacak olması karşısında, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05/06/2006 tarihli ve 2006/2949 esas, 2006/4965 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, tekerrüre esas alınan ilama ilişkin mahkemesince lehe kanun uyarlaması yapılmış ise belirlenen yeni cezaya, yapılmamış ise mahkemesince uyarlama yapıldıktan sonra belirlenecek cezaya göre infaz tarihi saptanıp, sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/7. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2010 gün ve 2007/221 esas ve 2010/196 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.