Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2649 E. 2014/1544 K. 30.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2649
KARAR NO : 2014/1544
KARAR TARİHİ : 30.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, resmi belgeyi gizleme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan … vekilinin sanık … hakkında güveni kötüye kullanma ve resmi belgeyi gizleme suçlarından, katılan … vekilinin sanık … hakkında resmi belgeyi gizlemek suçundan verilen beraat kararlarına, sanık …’ın hakaret ve tehdit suçlarından hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan 30.06.2009 tarihli beraat kararlarına yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 23.07.2009 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca,
Sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçlardan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince,
Resmi belgeyi gizlemek suçuna ilişkin somut olayda; müşteki …’ ın bu suçtan doğrudan zarar görmediğinden davaya katılma ve buna bağlı olarak kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı nazara alınarak, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan … vekilinin sanık … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararlarına dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Emlakçılık yapan sanığın, katılanın satın aldığı dairede aracılık yaptığı, tapu işlemleri için kendisine verilen 1500 TL’den, kalan 468.40 TL’yi katılana iade etmeyerek güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın emlakçılık faaliyetinden doğan komisyon alacağı bulunduğu ve kapora olarak verilen miktarın bunu karşılamadığının anlaşılması karşısında, tapu masrafları için verilen para üstünü komisyon alacağına mahsuben uhdesinde tuttuğu, hatta bakiye alacağı kaldığının anlaşılması karşısında sanığın atılı suçlardan beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … ‘nun tehdit suçundan mahkumiyetine dair karara karşı sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın sanığın emlak bürosu vasıtasıyla ev satın alması sırasında katılan …’nün, … refakat ettiği, emlakçı komisyonunun ödenmesi meselesi sırasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle, sanığın daha önceden tanıdığı katılan …’yü telefonla arayarak “senin bacaklarını kıracağım, senin hayatını söndüreceğim” diyerek tehdit ettiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nın 231. maddesi uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.