YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2737
KARAR NO : 2014/1530
KARAR TARİHİ : 30.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, evlenmek için eş arayan katılanın tanıklar aracılığı ile sanık … ile tanıştığı, sanığın suç tarihinde İbrahim … isimli şahısla resmi olarak evli olmasına rağmen, gerek kendisi ve gerekse babası sanık …, annesi sanık …, kardeşleri sanıklar … ve … ile eniştesi sanık … tarafından bekar olarak tanıtıldığı, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların katılan ile sanık …’i dini nikah ile evlendirip, düğün yaptıkları, başlık parası adı altında sanık …’in katılandan 3000 TL, sanık …’in de 500 TL aldığı, ayrıca katılanın sanık …’e çeşitli ziynet eşyaları ve sanıklara hediyeler aldığı, düğünden birkaç gün sonra sanık …’in annesi sanık …’ın ağır hasta olduğunu söyleyerek katılan ile baba evine döndükten sonra ortadan kaybolduğu anlaşılmakla, sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle katılanı dolandırdıkları anlaşıldığından, mahkumiyetlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, doğrudan verilen adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “750 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.