Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2864 E. 2013/15239 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2864
KARAR NO : 2013/15239
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan şirkette … temsilcisi olarak çalışan sanığın, çalıştığı dönemde, katılan şirketten almış olduğu avansları, şirket adına harcamayarak kendisi için kullandığı böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın, şirket için yaptığı masrafları aldığı avanslandan karşıladığını fakat faturalandıramadığı harcamaların olduğunu, şirket sahibinin bu harcamalar ile ilgili belgeleri daha sonra da verebileceğini ancak şirket içindeki dedikoduların kesilmesi için senet vermesi gerektiğini söylemesi üzerine senet verdiğini ve taahütmaneyi imzaladığını beyan etmesi karşısında; sözü edilen avansların ne için alındığının ve ne kadarının nereye harcandığının ne kadarının iade edilmesi gerektiğinin tespiti için, şirket yetkililerinin ve katılanın şikayet dilekçesinde bildirdiği …’ın tanık olarak iddia ve olaylara ilişkin kapsamlı şekilde beyanlarının alınması, gerektiğinde katılan şirketin tüm defter, belge ve kayıtları ile sanığın çalıştığı döneme ait tahsilat ve giderlere ait makbuz ve faturaların getirtilip konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişilere incelettirilip, sanığa verilen avans miktarlarının tespit edilerek, yine bu bağlamda sanığın uhdesinde para olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle mahkumiyete hükmolunması,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.