Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/297 E. 2013/13439 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/297
KARAR NO : 2013/13439
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 01/07/2009 tarihinde tebliğ olunan 29/05/2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanık müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 14/07/2009 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan şirketin … mümessili olarak çalışan ve firmanın ürünlerinin tanıtımı, pazarlanması, tahsilatların yapılması konularında görevlendirilen sanığın, mümessillik sözleşmesine istinaden, müşterilerden yaptığı tahsilatı takip eden ilk … günü içinde katılan şirketin bankadaki hesabına yatırması gerektiği halde, bazı müşterilerden tahsilat makbuzu kesmeden tahsil ettiği parayı katılan şirket hesabına aktarmayıp şahsı için kullandığı ve katılan şirketi toplam 4.356 TL zarara uğrattığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunmalarında, katılan adına yaptığı tahsilatları firmanın talimatları doğrultusunda kargo ile ve makbuzun bir sureti ile birlikte gönderdiğini beyan etmesi ve sanığın tahsilat yaptığı belirtilen ve iddianamede unvanları gösterilen 19 adet firmanın ödeme yaptıklarına ilişkin belgelerin tamamının dosya arasında bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya
yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanığa teslim edilen mal, fatura ve tahsilat makbuzlarına ilişkin tutanaklar, katılan şirketin ticari defterleri, ilgili belgeleri ve muhasebe kayıtları ve unvanları yazılı firmalar adına düzenlenen faturalar ile firmalardan yapılan tahsilat sırasında düzenlenen ve tahsilatın belgesi olarak ilgili firmaya teslim edilen makbuzlar üzerinde alanında uzman bilirkişi/bilirkişiler marifetiyle inceleme yaptırılarak zarar miktarı kesin olarak tespit edildikten ve gerekli görüldüğü takdirde, tahsilat yapılan ilgili firma yetkililerinin, ödemenin kime ve ne şekilde yapıldığı hususlarında beyanlarına başvurulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Eylemin zincirleme biçimde gerçekleştiği kabul edildiği halde, sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.