YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3537
KARAR NO : 2013/15048
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’ın kızının 2004-2006 yılları arasında SSK’lı olarak çalıştığı halde çalıştığı PTT Başmüdürlüğünün sağlık hizmetlerinden faydalandırarak 212,41 TL harcama yaptığı, sanıklardan …’ın babası olan …’ın 65 yaş aylığı almasına rağmen PTT Başmüdürlüğünün sağlık hizmetlerinden faydalandırarak 103,18 TL harcama yaptığı, oğlu …’ın da 2004-2006 yılları arasında SSK’lı olarak çalıştığı halde çalıştığı PTT Başmüdürlüğünün sağlık hizmetlerinden faydalandırarak 364,25 TL harcama yaptığı, sanıklardan …’ın eşi …’nin 2004-2006 yılları arasında SSK’lı olarak çalıştığı halde çalıştığı PTT Başmüdürlüğünün sağlık
hizmetlerinden faydalandırarak 75,25 TL harcama yaptığı, sanıklardan …’in eşi …’in 2004-2006 yılları arasında SSK’lı olarak çalıştığı halde çalıştığı PTT Başmüdürlüğünün sağlık hizmetlerinden faydalandırarak 40,81 TL harcama yaptığı şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda sanıkların yakınlarının SGK’lı olarak çalıştıkları ve kamunun zararının olmadığı da gözetilerek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.