Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/3791 E. 2014/115 K. 13.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3791
KARAR NO : 2014/115
KARAR TARİHİ : 13.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün tespit edilen mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılması gerektiği gözetilmeden aynı Kanunun 35. Maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz talebinin reddine dair 05/09/2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın müdürü olduğu … Ltd. Şti’nde bulunan ürün talep fişlerini bir şekilde ele geçirerek tanıklar … ve …’a talep fişlerini verdiği, tanıkların sanığın daha önce bu şirkette çalışması nedeniyle kendisinden
şüphelenmedikleri, sanık tarafından kendilerine verilen işi ücreti mukabilinde kabul ettikleri, tanıkların yükü aldıktan sonra sanığın kendileri ile irtibata geçerek kamyonları tanıklardan alıp bilinmeyen bir yere götürerek boşalttığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında, yargılamaya konu suçun dolandırıcılık yerine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.