Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/383 E. 2013/13222 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/383
KARAR NO : 2013/13222
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, askerden henüz dönen ve … bulamayan katılana, …’da tanıdıklarının olduğunu, ancak işlemler nedeni ile para gerektiğini söylediği, katılanın ve ailesinin kendisine istediği parayı verdikleri, ancak sanığın her seferinde bir sebep göstererek tekrar para istediği, katılan ve ailesinin bu paraları değişik zamanlarda sanığa verdikleri, buna rağmen sanığın katılanı bir işe yerleştirmeyerek oyaladığı olayda, “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, katılandan birden fazla kez para alması nedeni ile TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın cezaların toplanması kuralına yer vermediği, sanık hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu gözetilmeden cezaların içtima ettirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, “100 gün”, ve ”2.000 TL adli para” cezası ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün“, “4 gün” ve “80 TL adli para cezası” ibaresinin eklenmesi; cezaların toplanması ile ilgili kısmın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.