YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3847
KARAR NO : 2013/16075
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Emeklilik işlemlerini yapmak üzere Bağkur’a gelen katılanı karşılayan ve kurum önünde simitçilik yapan sanık …’in işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için katılanı diğer sanık …’a yönlendirdiği, … takipçiliği yapan sanık …’ın katılanın emeklilik işlemlerini yürütmek üzere peyder pey katılandan bir miktar para aldığı ancak işlemleri sonlandırmayıp parayı da iade etmediği iddia olunan olayda, sanıkların katılanı aldatmak suretiyle parasını alıp menfaat temin ettiklerine ilişkin delil bulunmaması karşısında, sanıkların beraatlarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.