YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3871
KARAR NO : 2012/36579
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, parkta oturan ve Alman uyruklu olduğunu anladığı müştekinin yanına giderek iyi derecede Almanca bilmesi nedeniyle Alman futbol liginin son durumunu sormak suretiyle sohbete başladığı, bu şekilde bir müddet konuşup, müştekiye güven verdikten sonra kendisinde madeni Euro’lar olduğunu ve bunları kağıt paraya dönüştürüp dönüştüremeyeceğini sorduğunda müştekinin kabul etmesi üzerine, bozuk paraların dükkanda olduğunu oradan alacağını söyleyerek müşteki ile sanığın birlikte bulundukları sokaktan bir iki sokak içeri girdikleri sırada, bir iki dakika beklemesini belirttiği müştekiye “sen bana elindeki kağıt parayı ver” dediği, müştekinin de 2 adet 20 Euro kağıt parayı sanığa verdiği, parayı aldıktan sonra müştekiye “sen beni burada bir iki dakika bekle” diyerek yanından ayrıldığı, böylelikle hileli davranışlarıyla müştekinin güvenini kazanmak suretiyle kendisine yarar sağladığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.