Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/3907 E. 2013/16584 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3907
KARAR NO : 2013/16584
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapımını üstlendiği binadan 10 nolu daireyi inşaat halindeyken katılan …’a aralarında yapılan sözleşme uyarınca 24.000 TL bedelle sattığı ve ayrıca katılanın sanıktan eğer sanık daireyi katılana devretmez ise verdiği parayı garanti altına almak için 24.000 TL lik senet aldığı, ancak daha sonra söz konusu inşaatı bitiremediği, kat irtifakı kurulamayan dairenin devrini katılana veremediği, söz konusu binayı arsa sahibine bıraktığı, arsa sahibinin de katılana daha önceden sanık tarafından katılana satılan daireyi başka bir şahsa sattığı ve sanığın böylece üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ile katılan arasında sözleşmeye dayalı bir hukuki ilişki olduğu, bu kapsamda sanığın sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği, olayda herhangi bir hile unsurunun bulunmadığı dolayısıyla sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında mahkeme tarafından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle tebliğnamede ki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kaanat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.