Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4091 E. 2013/16347 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4091
KARAR NO : 2013/16347
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan ile sanığın müşterek malik oldukları, … İli … … Mahallesi … ada … parsel sayılı gayrimenkule ilişkin olarak katılan …’in şûfa hakkını kullanmak için … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/155 esas sayılı dosyası ile 12.04.2007 tarihinde ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası açtığı, davanın 17.06.2008 tarihinde kabulüne karar verildiği, bu kapsamda katılan tarafından bir kısım paranın gayrimenkul satış bedeli ve masraf olarak depo edildiği, ancak söz konusu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 02.03.2009 tarihli ilamı ile bozulduğu, akabinde 24.11.2009 tarihinde mahkemece yine aynı davanın kabulüne karar verildiği, bu çerçevede katılanın bu kez 67980 TL parayı satış bedeli ve masraf olarak depo ettiği, bu kararında 22.02.2010 tarihinde kesinleştiği, ancak sanığın dava konusu gayrimenkuldeki hissesini daha önceden 25.06.2009 tarihinde … isimli şahsa satmasına rağmen dava sonunda depo edilmesine karar verilen satış bedeli ile tapu
ve harç masrafları karşılığı olan toplam 67980 TL parayı 25.02.2010 tarihinde depo edilen bankadan alarak güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın katılan ile aralarında dava konusu olan başka parsellerinde olduğunu, bu parsel üzerine tedbir konulmaması üzerine yanlışlıkla dava konusu olmadığını sanarak devrettiğini belirtip suç işleme kastının olmadığı savunmasında bulunduğu, bir gayrimenkul hakkında tapu iptal ve tescil davası açıldığında davacı tarafın gayrimenkul üzerine devrinin önlenmesi için tedbir konulması yönünde talepte bulunması gerektiği, bu yönde bir talebin olmadığı takdirde gayrimenkulün başkasına devrinin mümkün olduğu ve bunun suç teşkil etmediği, ancak karşı tarafın herhangi bir zararı varsa bu zararı davalı taraftan hukuk mahkemesinde açacağı davalar ile isteyebileceği, nitekim söz konusu olayda katılanın dosyaya yatırmış olduğu parayı sanığın çekmesi üzerine … 20.İcra Müdürlüğü’nün 2010/2923 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibi ile söz konusu paranın katılan tarafından sanıktan tahsil edildiği, suça konu gayrimenkulün üzerine devrinin önlenmesi yönünde tedbir koydurmamakla katılanın kusurlu olduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.