YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4120
KARAR NO : 2012/36620
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa tayin olunan cezanın türü ve miktarı nazara alınarak koşulları bulunmadığından, duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz itirazlarının duruşmasız yapılan incelemesinde;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmolunan adli para cezasının tayininde TCK.nın 158/1-j ve 1.fıkra son cümleyle uygulama yapılırken, aynı kanunun 61.maddesi gözetilerek, TCK.nın 52.madde hükmü uyarınca asgari olarak elde edilen haksız menfaatin 2 katından az olmamak üzere gün olarak belirlenip, artırım ve indirimlerin bulunan gün üzerinden yapıldıktan sonra bir tam gün karşılığı 20-100 TL olmak üzere sonuç gün ile çarpılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, temel adli para cezası miktarının 400 gün üzerinden belirlenip, hesaplanan para cezasının haksız menfaatin iki katına yükseltilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık …’in, 05.01.2006 tarihinde müşteki … adına Orhantepe Mahalle Muhtarlığı’na sahte nüfus cüzdanı talep belgesi için başvurup, buna istinaden aynı tarihte Kartal Nüfus Müdürlüğü’nden çıkartmış olduğu sahte nüfus cüzdanı ve temin etmiş olduğu diğer sahte belgelerle … Şaşkınbakkal Şubesi’ne müracaat ederek 07.03.2006 tarihinde 24.000 TL.lik araç kredisi aldığı, bankaya kredi başvurusu yaparken müşteki adına sahte olarak düzenlenmiş çalışma belgesi verdiği gibi bankaya ait diğer sözleşme ve belgeleri sahte imzalarla imzaladığı, ayrıca mağdur … adına 08.02.2007 günü Orhantepe mahalle muhtarlığından almış olduğu nüfus cüzdan talep belgesiyle, aynı tarihte Kartal Nüfus Müdürlüğü’ne başvurarak müşteki Mustafa adına çıkartmış olduğu sahte nüfus cüzdanıyla bu kez … Kozyatağı şubesi’ne 12.03.2007 tarihinde 6.000 TL. kredi almak için başvuru yaptığı, başvurusu sırasında sahte çalışma belgesi sunduğu ve 6.000 TL.lik krediyi çektiği anlaşıldığından, eylemlerinin kamu kurumlarını araç kullanmak ile banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.