Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4863 E. 2012/37525 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4863
KARAR NO : 2012/37525
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanıklar …, … ve …’ın 5237 sayılı Kanun’un 228/1.maddesi gereğince 2’şer ay hapis ve 40’ar yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 tarihli ve 2003/140 esas, 2005/1066 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.11.2011 gün ve 2011/14010/56893 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2012 gün ve 2011/379500 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Sanıkların kumar oynatmak şeklinde belirlenen eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228/1.maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, suç tarihinin 03.12.2002 olması karşısında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve 5237 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin bir bütün olarak olaya uygulanması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiği, somut olayda 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar lehine olduğu, bu nedenle anılan Kanun hükümleri uyarınca hafif hapis ve hafif para cezasına hükmedilmesi gerektiği, ancak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7.maddesinin başlığı 53449 sayılı Kanun’la “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” olarak değiştirilerek aynı maddesinin I.fıkrasında “Kanunlarda hafif hapis ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” düzenlemesine yer verildiği anlatılmakla, mahkemesince sanıkların lehine olarak tespit edilmesi gereken hafif hapis ve hafif para cezasının, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi I.fıkrası uyarınca idari para cezasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Suç tarihi ile karar tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/5 ve 104.maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeksizin mahkumiyete karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar hakkında kumar oynatmak suçundan lehe olan 765 sayılı TCK’nun 567/1.maddesi uyarınca hafif hapis ve hafif para cezası tayin edilerek, hafif hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca paraya çevrilip, para cezaları 765 sayılı TCK’nun 72.maddesi uyarınca içtima ettirildikten sonra, bulunan sonuç cezanın nev’inin idari para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 7 ve 5252 sayılı kanunun 9.maddesi gözetilerek, sanıklara atılı 765 sayılı TCK’nun 567/1.maddesinde düzenlenen kumar oynatmak suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nun 102/5 ve 104/2.maddelerine göre hesaplanan üç yıllık zamanaşımının suç ve hüküm tarihi arasında gerçekleştiğinden dolayı kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 gün ve 2003/140 esas 2005/1066 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2.maddeleri ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.