Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4947 E. 2013/13766 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4947
KARAR NO : 2013/13766
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” ve “Özel Belgede Sahtecilik” suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mağdurun sahibi olduğu Klas Medikal adlı işyerinde medikal malzeme pazarlaması yapan sanığın, sattığı ürün başına prim aldığı, 2006 Temmuz ayı sonlarında işi bıraktığı, işyeri sahibince yapılan incelemede sanığın satış yaptığını belirttiği ve firmaya teslim ettiği satış sözleşmelerinin bir kısmında hayali kişilere satış yapıldığının belirlendiği, sanığın medikal malzemeleri satmış gibi gösterip, özel evrak niteliğindeki sözleşmeleri sahte olarak düzenleyerek malzemelerin bedellerini kendisine mal edindiği, ayrıca mağdurun bilgisi dışında para makbuzu bastırıp tansiyon aleti satışı yapılan …i isimli kişiden bu sahte makbuzla 140 TL tahsil ederek mal edindiği iddia olunan olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması bakımından; sanığın savunmasında, işi bırakmadan önce satış yapmak için bazen 6-7 tane bazen de 8-9 tane satış elemanı ile birlikte firmaya ait malların satışı için evlere
gittiklerini, kendisinin arabada beklediğini, satış görevlilerinin ise evlere giderek satış yaptıklarını, satış görevlilerinin ….,…. isimli kişiler olduklarını, bu kişilerin satış yapmak amacıyla evlere gidip düzenledikleri satış sözleşmesine firma yetkilisi olarak kendisinin ismini açtıklarını, bazen de kahvehanede satış yaptıklarını, iddianamede bahsi geçen sözleşmelerin bu sözleşmeler içerisinde bulunabileceğini, kasıtlı olarak hayali kişiler adına sözleşme düzenlemediğini, tahsil ettiği paraları işyeri ortağı olan Kasım isimli kişiye teslim ettiğini beyan etmesi, temyiz dilekçesinde, mal sattıkları kişilerin elemana yanlış isim, adres verip mal alabildiklerini, bu durumun bütün pazarlamacıların başına gelebileceğini belirtmesi; öte yandan sanığın düzenlediği sahte tahsilat makbuzu ile … isimli kişiden 140 TL tahsil edip mal edildiğinin iddia olunması karşısında, ismi geçen şahısların tanık olarak bilgi ve görgüleri tespit edilip ve sözleşmede borçlu olarak adları geçen kişilerin gerçek kişi olup olmadıkları araştırılıp gerçek kişi olmaları halinde bilgilerine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması;
Kabule göre de;
Sanık hakkında “güveni kötüye kullanma” suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.