YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/553
KARAR NO : 2013/14197
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüs
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep
olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanığın, sigorta bedelini almak maksadıyla, aracında farklı zaman ve yerde oluşmuş olan hasarı, kaza tespit tutanağında belirtilen yer ve zamanda olmuş şekilde göstermeye ve bu şekilde kaza tespit tutanağı tanzim edilmesini sağlamaya çalışarak sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık yapmaya teşebbüs ettiğinin iddia edildiği olayda, sanığın tüm aşamalardaki samimi ve tutarlı, oluşa uygun beyanı, sanığın bu beyanını destekleyen tanık i …’ın beyanı, kaza tespit tutanağının tutulduğu tarih ve saat olan 03.12.2007 günü saat 19:30’da havanın kararmış olması ve kaza yerinde kaza tespit tutanağının tutulduğu anda çekilen dosya arasında delil olarak bulunan fotoğraflar incelendiğinde kazanın gece meydana geldiği, jandarmanın kaza yerine gece gelerek far ışıkları altında araçla ilgili kaza tesbiti yaptığının anlaşılması, hasar eksperinin hasarlı parça dökümleri, tanıkların ve sanığın beyanlarına göre aracın ön cam ve yan camlarının kırık ve çatlak olduğuna dair tespitlerine rağmen zabıt mümzii tanıklar … ve …’un tutmuş oldukları kaza tutanağında ve beyanlarında aracın özellikle camlarında kırık olmadığına dair tespitlerinin zabıt müzmileri tarafından gece vakti el yordamıyla yapılmış olan özensiz kaza tespitinin kuvvetli delili olduğu anlaşılmış, buna göre dosyaya sunulan fotoğraflarda aracın bulunduğu yer, araçta meydana gelen hasarlı bölge, yolun durumu, yoldaki aracın lastiklerinin fren izine ait sürtünme izi incelendiğinde sanığın kazanın oluşuyla ilgili beyanlarının doğruyu yansıttığı, tutulan trafik kaza tutanağının doğruyu yansıtmaktan uzak olduğu, kazanın olay yerinden başka bir yerde olduğuna dair herhangi bir delilinde dava dosyasında olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delilin de elde edilemediği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.