Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/5595 E. 2012/39670 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5595
KARAR NO : 2012/39670
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde, sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5271 sayılı CMK’nun 232/2-d maddesine aykırı olarak gösterilmemesi ve bu sürenin 5237 Sayılı TCK md 63 uyarınca mahsubuna karar verilmemesi mahallinde düzeltilir ve infaz aşamasında dikkate alınabilir hata olarak görülmüştür.
Olay tarihinde alkol alıp çevreye rahatsızlık vermesi nedeni ile polis ekiplerince işlem yapılan sanığın doktor raporu alınmak üzere …’ne götürüldüğünde, acil serviste bulunan şoklama (Defibrilatör) cihazına yumruk atarak zarar vermesi ve ardan yaklaşık 3 saat geçtikten sonra bu kez çıkış raporu alınmak üzere aynı hastaneye götürüldüğünde acil giriş kapısı üzerindeki “dikkat kapı çarpar” tabelasına kafa atarak zarar vermesi nedeniyle TCK’nun 43/1. maddesinde öngörülen zincirleme şekilde mala zarar verme suçunun oluştuğu gözetilmeden tek suçtan mahkumiyet kararı verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek mercii 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında
5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanun’un 108/4. maddesi uyarınca sanık hakkında üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.