Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/590 E. 2013/15068 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/590
KARAR NO : 2013/15068
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, şikayetçinin temsilcisi olduğu … Gıda Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şirketinde 01.02.2007 tarihinden itibaren satış elemanı olarak çalıştığı, şirkete ait araç ile şirket müşterilerine mal verip tahsil ettiği satış bedellerini şirkete teslimle mükellef olduğu, 21.02.2008 tarihinde işten ayrılmak istemesi üzerine kendisine teslim edilen araçta yapılan stok sayımında 1.819,86 TL değerinde eksik ürün tespit edildiği, müşterilerden tahsil etmesi için kendisine verilen 21 adet senedin bedelini tahsil ettiği halde şirket merkezine iletmeyip üzerinde tuttuğu, bu miktarın 3.369,55 TL olduğu, belirtilerek güveni kötüye kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında;
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından teslim olunduğu ileri sürülen malları gösterir fatura ile sevk irsaliyelerinin ve tahsile verilen senet zimmet evrakının asıllarının ya da onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanması, sanığın kayıtlarda kendisine iki irsaliye fazla mal verilmiş göründüğünü bu hususun irsaliyeleri şirket hesabına giren … isimli şirket çalışanı ve şirket müdürü … tarafından bilindiğini belirtmesi karşısında belirtilen şahısların dinlenilerek iddia edilen hususun açıklığa kavuşturulması, tahsile verilen senet zimmet evrakında kayıtlı bulunan senetlerin sanık savunması doğrultusunda şirkete iade edilip edilmediği, yanlışlıkla listeye eklenmiş senetler bulunup
bulunmadığı hususlarının ve tahsil edilen bedellerin şirket hesabına intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekil, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.