YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6090
KARAR NO : 2012/41785
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında …’in katılan sıfatının sehven müşteki olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak kabul edilmiştir.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında, hakaret ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanık hakkında tehdit suçu ile ilgili olarak kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Tehdit,bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına,vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir.Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır.Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda;katılanın aracıyla seyir halinde olduğu esnada yaya olan sanıkla yoldan geçip geçmeme konusunda tartıştıkları, aynı gün akşam sanığın bu olay nedeniyle katılanı cep telefonundan arayarak ”şimdi seni karakola aldırıp,eşek sudan gelinceye kadar dayak attıracığım,sen bana nasıl yoldan gitme dersin,o yol babanın yolumu? Sana daha neler yapacağım, seni doğduğuna pişman edeceğim” şeklinde sözler söylediği ve aramanın telefon kayıtlarıyla da doğrulandığı olayda, mahkemenin tehdit suçunun oluştuğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.9.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.