Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6756 E. 2013/17867 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6756
KARAR NO : 2013/17867
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan Kültür Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan sanığa yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi kurumun kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın alıcı kılığında hareket eden jandarma görevlisi ile buluşma noktasına ellerinde poşetle yaya olarak geldiği, poşetlerde çeşitli tarihi eserlerin bulunduğu, 13000 ABD Doları karşılığında satabileceğini beyan ettiği sırada operasyon düzenlenerek yakalandığı, sahte olan heykelleri tarihi eser olduğundan bahisle hile ve desise kullanarak satmaya çalışmak suretiyle dolandırıcılık fiiline teşebbüs ettiği iddia edildiği olayda, baştan beri sanık tarafından gerçekleştirilen kültür varlığı ticareti eylemini ortaya çıkarabilmek gayesi ile hareket etmekte olan jandarma görevlisinin, sanığın bu hileli davranışları ile hataya düşürülmesinin söz konusu olmaması, ayrıca sanıktan ele geçen bir adet gümüş sikke ve bronz yüzüğün 2863 sayılı yasa kapsamında tasnif ve tescile tabi olduğu, mermer kadın başı, taş erkek başı ve mermer torsonun sahte olduğu anlaşıldığından, sanığın suça konu eşyaların tarihi eser niteliğini taşımadığını ve sahte olduğunu bilmesi, bu şekilde hile ile alıcıyı kandırarak satmaya çalışması gerektiği, sanığın satıma konu sahte eşyaların bu özelliğini bildiğinin sübuta ermediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.