Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6808 E. 2012/38420 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6808
KARAR NO : 2012/38420
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

Mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 116/2-4, 119/1-c, (iki kez) 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ve 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58/6-7 maddesi gereğince cezalarının mükerrirlere özgün İnfaz rejimine göre çektirilmesine dair, Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2011 tarihli ve 2011/145 esas, 2011/608 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/04/2012 gün ve 2012/5536/19974 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2012 gün ve 2012/100081 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesince, 23/01/2009 tarihli ilk kararın temyizi üzerine, adı geçen sanığın mala zarar verme suçunu da işlediği ve bu suçla İlgili zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılabileceğine dair Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/01/2011 tarihli ve 2009/10304 esas, 2011/ 736 sayılı ilamı sonrası, mala zarar verme suçundan sanık …’un mahkûmiyete karar verilmiş ise de, davasız yargılama olamayacağına ilişkin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki 225/1. maddesi karşısında, adı geçen sanık hakkında mala zarar verme suçundan düzenlenmiş bir iddianamenin bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddianame içeriğine göre mala zarar verme suçundan dolayı kamu davası açılmadığı, dava konusu edilen işyeri dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçlarının açıklanması sırasında bu olaydan söz edilmesinin kamu davası açıldığı anlamına gelmeyeceği, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma
yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, CMK.nun 226/1. maddesinin sadece suç niteliğinin değişmesi halinde uygulanabileceği, CMUK.nun 259. maddesindeki düzenlemeye benzer bir hükme 5271 sayılı CMK.nun da yer verilmediği nazara alınmadan ve CMK.nun 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” hükmüne aykırı biçimde anılan suçtan usulen kamu davasının açılması sağlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2011 gün ve 2001/145 esas 2011/608 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA; dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 05.06.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.