Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6814 E. 2012/38423 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6814
KARAR NO : 2012/38423
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510, 522, 81/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 700.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair İhsangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/1997 tarihli ve 1996/39 esas, 1997/8 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün 17/11/2011 tarihli dilekçesi ile yaptığı sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddesi uyarınca arşiv kaydından silinmesine ilişkin, Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/20! 1 tarihli ve 2011/275 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.04.2012 gün ve 2012/5949/21318 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2012 gün ve 2012/110001 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2.maddesinin 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alman kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8.maddesinde Öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76.maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanun’un geçici 2.maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı ” Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”la 5352 sayılı “Adli Sicil Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.11.2011 gün ve 2011/275 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.