Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6898 E. 2014/1004 K. 23.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6898
KARAR NO : 2014/1004
KARAR TARİHİ : 23.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan 03.05.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 11.05.2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ün, ruhsat kaydı arkadaşı … adına olan … plaka sayılı aracı satmak için … pazarına götürdüğü, burada açık kimliği tam olarak belirlenemeyen ve bu nedenle soruşturması ayrılan … isimli kişinin söz konusu araca müşteri olduğu ve yapılan pazarlık sonucunda aracı satın almak için 16000 TL’ye katılan … ile anlaştığı, akabinde katılana aracı sakat bir kişiye alacağını, vergi indiriminden yararlanacağını belirterek sanık … adına vekaletname çıkartmasını söylediği, katılan …’in de bu durumu aracın kayden maliki olan diğer katılan …’a anlattığı, daha sonra katılanların … Noterliğine giderek verilen kimlik bilgileri doğrultusunda sanık … adına vekaletname çıkarttıkları, katılan … in vekalatname ve araç ile birlikte İzmir iline giderek …. ve yanında bulunan başka bir şahısla buluştuğu, daha sonra … isimli şahsın parayı evde vereceğini beyan ederek katılan …’i bir eve götürüp evde bulunan sanık … ile temyiz dışı sanık …’ı annesi ve babası olarak tanıttığı, bir müddet sonra … isimli kişi ile yanında bulunan şahsın katılandan ruhsat ve vekaletnameyi alarak “biz bir arabayı gösterelim gelelim” deyip suça konu araçla birlikte evden ayrıldıkları, biraz sonra da sanık …’in kendisine telefon geldiğini, kızının rahatsız olduğunu, kızına bakması gerektiğini söyleyerek evden gittiği, temyiz dışı sanık … ile katılan …’in yaklaşık bir saat süreyle evde sohbet ettikleri, daha sonra sanık …’in teklif etmesi üzerine ticari taksi çağırarak … semtine balık yemeye gittikleri, burada temyiz dışı sanık …’in katılanı bir süre oyaladıktan sonra yine bir ticari taksiye binerek katılanı … semtinde bırakıp kaçtığı, bu süreçte sanık …’in suça konu aracı başka birine satarak devrettiği, bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek hileli hareketlerle katılanlara ait aracın satışını bedelini ödemeden alıp başka birine satmak suretiyle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.01.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.