YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6921
KARAR NO : 2014/1005
KARAR TARİHİ : 23.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, on yıl önce eşinin vefat etmesi ve kızının yanında kalması nedeniyle evlenmek istediği, bu durumu bilen ve kızının komşusunun oğlu olan temyiz dışı sanık …’ın diğer sanık …’nu katılanın kızı olan tanık … evine getirip katılan ile tanıştırdığı, burada sanık …’nin kendini olarak tanıttığı, akabinde beş yıldan beri bekar olduğunu, Manisa’da ikamet ettiğini, çocuğunun olmadığını belirtip evlenmek istediğini söylemesi üzerine katılanın evlenme teklifinde bulunduğu, sanık …’nin de kararını daha sonra bildireceğini beyan edip katılanın kızının evinden ayrıldığı, birkaç gün sonra sanık …’nin diğer sanık … ile birlikte tekrar katılanın evine gelerek evlenme teklifini
kabul ettiğini söylediği, bunun üzerine katılan ile sanık …’nin birlikte alış veriş yapmak üzere şehir merkezine gittikleri, burada katılanın 4200 TL’lik altın takı ile 800 TL’lik elbise satın alıp sanık …’ye verdiği, daha sonra katılan ile sanığın aynı gün eve gelip bir gece birlikte kaldıkları, ertesi gün katılanın sabah namazı için camiye gitmesi üzerine sanığın düğün için kendisine alınan altın takı ve elbiseleri alarak hiç kimseye haber vermeden katılanın evinden ayrılarak gittiği, bu şekilde sanığın hileli hareketler ile katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.01.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.