Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6990 E. 2013/16754 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6990
KARAR NO : 2013/16754
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın annesi olan …’ın 01.11.1980 tarihinden itibaren ölen eşinden dolayı Bağ–kur’dan ölüm aylığı aldığı ve yapılan yasal değişiklikle 01.01.1999 tarihinden itibaren bu kurumdan sağlık yardımı alabilme hakkı ortaya çıktığı halde sanığın, annesini heryıl düzenlediği tedavi yardım beyannamelerinde bakmakla yükümlü olduğu kişilerden olarak göstererek kendisinin kamu görevlisi olduğu müşteki kurumun sağlık hizmetlerinden faydalanmasını sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla
Sanık …’in kızı …’in 15.04.2005 ve 12.08.2005 tarihleri arasında aktif sigortalı olarak çalıştığı halde sanığın kızını 2005 yılında tedavi yardım beyannamesinde bakmakla yükümlü olarak gösterdiği kızının sosyal güvenlik durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyerek kamu görevlisi olarak çalıştığı müşteki kurumu 62.49 TL zarara uğrattığı iddiasıyla açılan kamu davalarında
Sanık …’ın annesi olan … ve sanık …’in kızı …’in, sanıkların sosyal güvencesinden yararlanmasalar bile kendi sosyal güvenceleri kapsamında söz konusu tedavi giderlerinin yine kurumca karşılanması gerekeceği, kurumun herhangi bir zararı söz konusu olmayacağı anlaşılmakla, sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.