YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7409
KARAR NO : 2014/1286
KARAR TARİHİ : 28.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/308451
MAHKEMESİ : İzmir(Kapatılan) 27. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2009
NUMARASI : 2009/628 (E) ve 2009/1086 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan şirkette satış elemanı olarak çalışan sanığın, değişik zamanlarda şirket alacağı olarak tahsil ettiği paraları şirket hesabına yatırmayarak, kendi şahsi harcamalarında kullanması şeklindeki eyleminin zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın kısmi ödemede bulunduğunun anlaşılması karşısında, katılan şirket yetkililerine 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi kapsamında kısmi ödemeye rızalarının olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile 168. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine göre denetim süresi belirlenirken gerekçe gösterilmeden en üst sınırdan uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,hükmü bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.