YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7430
KARAR NO : 2014/813
KARAR TARİHİ : 22.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ile katılanın, şikayet tarihinden yaklaşık 2 ay kadar önce sanayii sitesinde karşılaştıkları, buradaki konuşmaları sırasında sanığın, kendisini marlboro sigara fabrikasında çalıştığını söyleyerek katılana kimlik kartı gösterdiği, katılanın bunun üzerine askerden yeni gelen oğlu için iş bulmasını sanıkdan istediği, sanığın İzmir ilinde asker amcası olduğunu, amcası vasıtasıyla iş bulma konusunu halledebileceğini ifade ettiği, iş bulma karşılığında 3000 Amerikan doları istediği, katılanın 2000 amerikan doları verebileceğini söylediği, bunun üzerine tarafların 1000 dolar peşin kalanında iki taksitte 500 dolar ödenmek üzere anlaştıkları, bu konuşmadan bir hafta sonra katılanın Torbalı mahallesi Bayrak yapı kahvesinde 2000 dolar karşılığı türk lirası parasını sanığa teslim ettiği, para verilmesi sırasında katılanın cep telefonu kamerası ile olayın görüntü kaydını aldığı, bu olaydan sonra tarafların bir kaç kez daha bu konuyla ilgili olarak konuştukları, sanığın paranın yetmediğini söylemesi ile katılanın 300 TL parayı da sanığa ilçe çıkışında bulunan petrol istasyonunda verdiği, sanığın katılana işe başlama konusunda kesin bir tarih verememesi üzerine katılanın ısrarlı davranışları ile katılandan gerekli olan belgeleri hazırlamasını istediği, bunun üzerine katılanın oğluyla ile ilgili ikematgah belgesi, nüfus kayıt örneği, sabıka kaydı, diploma sureti gibi belgeleri hazırladığı, sanık ile 2007 yılı Temmuz ayı sonuna kadar görüşmeleri sürdürdüğü, Ağustos ayı başından itibaren sanığa ulaşamayan katılanın, sanık ile görüşmek amacı ile marlboro fabrikasına gittiği, fabrika giriş kapısındaki yetkililerden sanığın marlboro fabrikasında çalışmadığını öğrendiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılandan önce 2000 dolar karşılığı Türk Lirası daha sonra 300 TL olmak üzere farklı zamanlarda para almaktan ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.