Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7464 E. 2013/17565 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7464
KARAR NO : 2013/17565
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’e yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ile özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
17.05.2005- 24.05.2005- 27.05.2005- 09.05.2005- 18.05.2005- 11.05.2005- 31.05.2005- 3.05.2005- 28.04.2005- 25.05.2005- 20.05.2005- 19.05.2005- 26.04.2005 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık hakkında …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,… ve …’ya yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık … Demirin, 2005 yılında Salihli İlçe merkezinde trafik takip işleriyle uğraşan bir büro işlettiği, aynı zamanda Finans Sigorta A.Ş.’ne ait zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçelerini de bu sigorta şirketinin İzmir İlindeki bir acentesini temsilen düzenleyip araç sahiplerine verdiği, sanığın bu faaliyeti sırasında bazı müşterilere ait araçlar için kendisine ödenen zorunlu mali sorumluluk sigorta primlerini mal edinip kendi nam ve hesabına kullandığı, kendisine ödenen poliçe bedellerini ilgili sigorta şirketinin hesaplarına aktarmadığı, bu durumun ortaya çıkmasını engellemek amacıyla 24.04.2005 ve 31.12.2005 tarihleri arasında bir çok zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini sahte olarak düzenlediğinin iddia edildiği olayda,
a)-Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; İddianame ile sanığın savunmasında isimleri belirtilen ve olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin olduğu anlaşılan …, … , …, … , …, …, …,…, ve …’nun tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerinin tespit edilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)- Sanığın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini sahte olarak düzenleyerek mağdur ve katılanlara verip karşılığında menfaat temin etmekten ibaret eyleminde, suçtan zarar görenin adına sahte sigorta poliçesi tanzim edilen mağdur ve katılanlar olması nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, bu nedenle sanığın eyleminin her bir mağdur ve katılana yönelik olarak TCK’nın 157/1 ve 207/1 maddelerine uyan dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
c)- Sanığın müşteki … ile ilgili sahte sigorta poliçesini 16.6.2005 tarihinde tanzim ederek müştekiden menfaat temin ettiğinin, dosya içinde bulunan müşteki adına tanzim edilmiş sahte sigorta poliçesinden anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK yerine suç tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
d-) Müşteki … 21.11.2006 tarihli ifadesinde ve aynı tarihli dilekçesinde suça konu sahte sigorta poliçesini 18.11.2005 tarihinde düzenlettirdiğini beyan etmesine rağmen sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu suça konu sahte olduğu kabul edilen sigorta poliçesinin denetime olanak verecek şekilde adli emanetten getirtilip dosya içine konularak, öncelikle suç tarihinin kesin olarak tespit edilmesi, buna göre sanık hakkında hangi yasanın uygulanacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına 14.11.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.