Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7475 E. 2014/828 K. 22.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7475
KARAR NO : 2014/828
KARAR TARİHİ : 22.01.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç
sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Somut olayda; sanıklardan …’a ait olan ve kardeşi sanık … ile birlikte kullandığı … plakalı toyota corolla marka araçla ilgili suç tarihinde sanık … tarafından Elmalı İlçesi sanayi kavşağında tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığını iddia ederek Elmalı İlçe Emniyet Amirliği trafik ekiplerine ihbarda bulunması üzerine Elmalı İlçe Emniyet Amirliğine bağlı ekiplerce olay yerinde yapılan inceleme sonucunda aynı bölgede daha önceden başka bir aracın kaza yaptığı ve bu nedenle refüj taşlarında hasar oluştuğu ve sanık …’ın kaza yaptığını iddia ettiği yerdeki kullandığı aracın duruş şekli, refüje çarpma yerleri arasında çelişki bulunduğu, yine çarpma noktası olarak gösterdiği yerde araca ait kaborta boyasının ve izinin bulunmadığı, her hangi bir fren ve kayma izinin görülmediği, dolayısıyla araç sürücüsü olan sanık …’ın iddia ettiği yerde kaza yapmadığı,daha önce başka bir yerde kaza yaptığı,sanık …’ın katılan … şirketinden kasko bedelini kardeşi sanık …’ın alması için ihbar ettiği yerde kaza yapmış izlenimi verdiği,sanıkların iştirak iradesi altında birlikte hasarlı aracı toyoto servisine götürerek 6.152,09 TL bedel karşılığında aracın onarımını yaptırdıkları,bu bedelin katılan … şirketi tarafından anlaşmalı servise ödendiği sanıkların bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.