YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7627
KARAR NO : 2012/41878
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Hırsızlık suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuklara yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımının; mahkumiyet kararının verildiği 19/10/2007 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2- Mala zarar verme suçundan yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların hırsızlık amacıyla girdikleri okulun oda kapılarını açmak için bir kısmını kırarak zarar verdikleri olayda kamu malına zarar verme suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suçun işlendiği tarihte 12 – 15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklara yüklenen “kamu malına zarar verme” suçunun lehe olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişmeden önceki 24.maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, 5271 sayılı CMK’nun 253/4.maddesi ve 26.07.2007 gün ve 26594 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 8/2.maddesi uyarınca taraflara ve bilhassa suça sürüklenen çocukların kanuni temsilcisine uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçları anlatılmak suretiyle uzlaşma teklifinde bulunulması ve sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-5275 sayılı CGİK’nun 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı Yasanın 52/4 maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.