YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8042
KARAR NO : 2013/17871
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanıklardan … ile …’nın akraba oldukları, diğer sanık …’ün ise …’ün
eşi olduğu, sanıklardan …’nın şikayetçi … adına kayıtlı aracı geçici bir süre kullanmak amacıyla kendisinden aldığı, daha sonra diğer sanıklar … ve … ile anlaşarak satmaya karar verdikleri, bu amaçla sanıklardan …’ün … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanıyla şikayetçi … adına kayıtlı … plaka sayılı aracın satımı konusunda oto galerisi işleten tanık … ile anlaştıkları, … ile yapılan anlaşma sırasında sanıklardan …’nın kendisini … olarak tanıttığı, sanıklardan …’ün … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanıyla noter vekaletnamesiyle sözkonusu aracın satışıyla ilgili olarak … adlı şahısları yetkili vekil tayin ettiği bu şekilde sahte vekaletname düzenlendiği, vekaletnamede ismi geçen … adlı şahsın aracı noterden kati satış sözleşmesiyle araç sahibi … adına …a satışını yaptığı, ayrıca sanıklar … ve …’ün şikayetçilerden …’a ait aracı sahte vekaletnameyle satmaya karar verdikleri, bu amaçla şikayetçi … adına sahte kimlikle sözkonusu aracın satışı konusunda noter vekaletnamesiyle … …, … … ve … … adlı şahısları vekil tayin ederek şikayetçi adına sahte vekaletname düzenledikleri, bu aracın satışı konusunda da olay tanıklarından …’la anlaştıkları, sahte vekaletnamede yetkili kılınan şahıslardan … …’in noter kati satış sözleşmesiyle aracı … … adına satışını yaptığı, dosya içeriğine göre gerek müşteki …’e ait ve gerekse …’a ait araçların satımı konusunda düzenlenen vekaletnamelerin sahte kimlikler kullanılmak suretiyle bu kişiler adına düzenlendiği iddia olunan olayda; şikayetçilerden …’ın suça konu aracını daha önce haricen üçüncü bir kişiye satıp parasını aldığını belirtmesi, şikayetçi …’ün ise uzun süre olayla ilgili şikayetçi olmaması, sonrasında her iki şikayetçinin aynı avukat aracılığı ile noter olan … hakkında tazminat davası açmaları, son alıcılar hakkında da satışın iptali davaları açmaları karşısında;
1-Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından vekaletnamelerde aracın satımı konusunda yetki verilen …, … ve …, … …, … …, … … ile araçları alan … … ve …ın beyanlarının alınması, olayla ilgili hukuk mahkemelerinde açılan dava dosyaları getirtilip incelenerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve taktiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıkların, …’a ait … ve…’e ait … plakalı sayılı araçları sahte noter vekâletnamesi düzenlemek suretiyle satışı gerçekleştirdikleri iddia olunan olayda, suça konu vekaletnamelerin noterlikçe düzenlendiğine dair bir kuşku bulunmamakla birlikte içerik olarak sahte olduklarının
iddia olunması karşısında, vekaletnamelerin ekinde bulunan ve ele geçirilemeyen nüfus cüzdanlarının sahte olup olmadığı ve aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının tespiti bakımından suça konu belgeler incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazılıp gerekçeli kararda aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tartışılmasından sonra suç vasfının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.