YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8140
KARAR NO : 2013/18419
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık ile katılan arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, sanığın katılan adına tapuda tescilli bulunan beş adet daireyi rızası dışında aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak kiraya verdiği, kira gelirlerini kendisinin aldığı, kiracıların bu kapsamda elektrik bağlantısı yaptıkları, … ile abonelik sözleşmesi imzaladıkları iddia edilen olayda, sanık ile katılan arasında Ankara Dikmen Karapınar mah. 26266 ada, 2 ve 3 parsel ile 27992 ada, 5 parseldeki yarım kalmış inşaatların tamamlamak üzere arsa sahipleri ile sözleşme imzalayarak taşeron sıfatı ile arsa sahipleri adına 17 adet daire karşılığı inşaat yapmayı taahhüt etmesi sonucu anlaşma yapıldığı, sanığın Ankara 16. Noterliğinin 18.05.2008 tarih ve 13368 sayılı ihtarname ile inşaatların tamamlandığını sözleşme uyarınca hak ettiği dairelerin kendisine verilmesini sözleşme harici yapılan bedelin ödenmesine ilişkin ihtarname gönderdiği ayrıca aynı noterliğin 14.06.2005 tarih ve 15623 yevmiye nolu ikinci bir ihtarname ile hakedişlerinin ödenmesini binaların teslim alınmasını aksi takdirde bina giderlerinin karşılanması elektirik, su ve doğalgaz bağlantılarının yaptırılması için gerekli masrafları karşılamak amacı ile boş kalan dairelerin kiraya verileceğini ve alınacak kira bedelleri ile bu masrafların karşılanacağına dair ihtarname gönderildiği, katılan ile sanık arasındaki ihtilafın tümü ile hukuki nitelik arz ettiği olayda sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunun unsurları oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan beraatine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.