Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8159 E. 2014/1162 K. 27.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8159
KARAR NO : 2014/1162
KARAR TARİHİ : 27.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması olanaklı görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … İnşaat Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi olmadığı halde, şirketin yapmakta olduğu inşaatlardan bir daireyi katılana satma vaadinde bulunarak karşılığında 60.000 TL para aldığı, buna karşılık olarak yetkili olmadığı şirketin kaşesini kullanmak suretiyle düzenlediği 3 adet 20.000 TL bedelli senetleri güvence olarak katılana verdiği; ancak herhangi bir daire satışını gerçekleştirmediği gibi aldığı parayı da katılana iade etmeyerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, yetkili olmadığı şirkete ait kaşeyi kullanarak düzenlediği senetleri katılana güvence olarak vererek söz konusu şirketin yaptığı inşaatlardan bir tanesini satma vaadinde bulunup, bunun karşılığında katılandan 60000 TL para almak suretiyle haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.