YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8183
KARAR NO : 2012/40895
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Gerekçeli kararın sanığın yüzüne karşı verilerek, kararda temyiz süresinin başlangıcı olarak hükmün tebliğ veya açıklanmasından itibaren denilerek tereddüt yaratılmış ise de, mahkemece hüküm kesinleştirilerek infaza verildikten sonra sanık 19/11/2010 tarihinde yakalanarak cezaevine alınmış olmakla kararı öğrenmiş olup, buna rağmen CMUK”nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 03/01/2011 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin temyizin reddine ilişkin kabulünde sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığından,
Temyiz isteminin reddine dair 25/01/2011 gün ve sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak,
a-Dosya içeriğine göre sahte oluşturulduğu anlaşılan suça konu çekin diğer sanık … tarafından ciro edilip sanık … tarafından atılı suçlardan beraat eden …”a verilmiş ve … ile sanıklar … ve …”in doğrudan ticari ilişkisi olmayıp tanımadıkları, …”in üçüncü kişi durumundaki müşteki …”e ciro edilerek borcu karşılığı verildiği, … tarafından tahsili için bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğunun anlaşılması, sanık …”in atılı suçlardan beraat etmesi nedeniyle sanık …”ın, …”in eylemine iştirakinin mümkün olamayacağı gibi …”in bu çeki …”e vereceğinin … tarafından bilinip öngörülemeyeceği, …”in kendisinin de bankaya ibrazının mümkün olması nedenleri karşısında, Sanık …”ın eyleminin ticari ilişkisi olan, çeki verdiği kişi …”a yönelik olup dolandırıcılığın da buna karşı olabileceği ancak, sanık hakkında …”e karşı dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
b-Kabule göre de, 5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 sayılı TCK.nu sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19. maddesi ile değişik TCK. nun 158/1. fıkrasına eklenen “… Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katında az olamaz.” cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158. maddenin 1. fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir.
5237 sayılı TCK.nun 52. maddesinin 1.fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
5237 Sayılı TCK. nun 158.maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır.
Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK.nun 61. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın temyiz istemi reddedilen sanık …”a dolandırıcılık suçu yönünden TEŞMİLİNE, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.