Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8422 E. 2014/2565 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8422
KARAR NO : 2014/2565
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık …’in fikir ve eylem birliği içerisinde olduğu tespit edilemeyen Nuri ve … ismini kullanan sahıslar vasıtasıyla kasaplık yapan müştekilere kesimlik hayvan olduğunu Denizli’ye gelmelerini söyledikleri müştekiler geldiğinde kendisini … olarak tanıtan … ile kim olduğu tespit edilemeyen … isimli sahıs gelerek hayvan satacaklarını acilen 10000 TL’ye ihtiyacı olduğunu söylediği müştekilerinde nasıl olsa hayvan alacaklarını düşünerek 10000 TL’yi vermeleri üzerine bir bahane ile oradan uzaklaştıkları, … adını kullanan sanık … müştekileri cep telefonuyla arayarak hayvanları veremediklerini ancak ellerinde 5-6 kg. altın olduğunu, 20.000 TL daha verdiklerinde bu altınları da verebileceklerini söyledikleri, müştekilerin olayı polislere haber vermeleri üzerine sanık … ‘in olay yerine getirdiği altına benzetilmiş sarı metaller ve metal rondelalarla birlikte yakalandığı anlaşılan olayda sanıklar … ve …’in eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Suça konu emanet muhtevalarından sarı renkli pullar ile rondelaların dosyada delil olarak saklanması yerine zoralımlarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün” , “125 gün” ve “2500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün” , “ 6 gün” ve “ 120 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmek , hüküm fıkrasından müsadereye ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Emanetin 2008/1915 sayısında kayıtlı 2000 adet sarı renkli pul ve rondelaların dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.