YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8588
KARAR NO : 2013/18756
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kovuşturma aşamasında ifadesi alınmadan ölen …’ın …Mevkiinde bulunan 97 dekarlık arazisini üç yıllığına icar karşılığı aldığı,anlaşmaları gereği katılana düşen 15 ton buğdayı oğlu … ile …götürerek teslim ettikleri, katılan …’nın 20.08.2010 tarihinde tekrar gelip annesinin parasını alacağını söylemesine rağmen, sanığın 07.07.2010 tarihinde ismi geçen zahireciye giderek …’ın parasını almaya geldiğini söylediği, işyeri sahibi … ile ortak çalışan tanık …’ın müstahsil makbuzu düzenleyip sanığın imzasını alarak 7.100,00 TL’yi ödediği somut olayda; müstahsilin basiretli bir tacir
gibi davranarak başkası adına para almaya gelen sanığın vekaletnamesinin ya da kendisine yetki veren başkaca bir belgesinin olmamasına rağmen gerekli araştırmayı yapmadan parayı ödemesinde sanığın her hangi bir hileli hareketinin bulunmaması karşısında dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmadığı; resmi bir sıfatı olmayan tanık tarafından hazırlanan ve fatura yerine geçtiği için özel belge niteliğinde olan müstahsil makbuzuna sadece parayı teslim aldığına dair imza atan sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.