Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8619 E. 2014/2548 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8619
KARAR NO : 2014/2548
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılandan bedelini kantar tartımı sonunda vereceğini söyleyerek 4360 kg patates satın aldığı ve patatesleri sürücüsü olduğu … plaka sayılı kamyona yükleyip katılan ile birlikte tartım için kantara gittikleri, katılanın kantarın büro kısmında beklediği esnada sanığın katılana kamyonu kantardan çıkarayım paranı vereyim dediği ancak kamyonu patetes ile birlikte alarak uzaklaştığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Dolandırıcılık suçunu malvarlığına karşı işlenen diğer suç tiplerinden farklı kılan husus, aldatma temeline dayanan bir suç olmasıdır. Birden çok hukuki konusu olan bu suç işlenirken, sadece malvarlığı zarar görmemekte, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılmaktadır. Madde gerekçesinde de, aldatıcı nitelik taşıyan hareketlerle, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyiniyet ve güvenin bozulduğu, bu suretle kişinin irade serbestîsinin etkilendiği ve irade özgürlüğünün ihlâl edildiği vurgulanmıştır. Somut olayda, sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ederek, katılana yönelik hileli hareketler yaptığı, sanığın temel amacının, patateslerin katılanın kandırılması suretiyle alınması olduğu, sanığın, zilyetliğin geçici tesliminden önce patatesleri almak amacıyla yoğun bir şekilde hile yaparak haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, eylemin dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ayrıca katılan ve tanık beyanlarından olayın sübut bulduğu kantar görevlisi …’in tanık olarak dinlenilmesinin gerekli olmadığı dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.