YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8651
KARAR NO : 2014/2580
KARAR TARİHİ : 12.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın sorguda bildirdiği adresine 7201 sayılı Kanun’un 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, yapılan tebliğ usulsüz olup sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…Taksi Durağında … plakalı araçta şoför olarak çalışan mağduru arayan sanığın, kendisini … Hastanesinde doktor … olarak tanıtıp “Heykel Eczanesinde ilaç var, eczaneden ilacı alıp parasını ödeyip hastanenin önüne gelir misin? Hastam ile birlikte Çekirge Mahallesindeki yazıhaneye gideceğiz” dediği, mağdurun taksimetresini açıp Heykel Eczanesine gittiği, sanığın eczaneden 3.10 TL’ye satın aldığı Prednol isimli ilacın küpüründe kalemle oynama yaparak 31.10 TL olarak değiştirdikten sonra eczanenin önünde mağduru karşılayıp içinde ilaç bulunan poşeti mağdura verdiği, mağdurun ilaç bedelini sorması üzerine 31 TL isteyerek aldığı, mağdurun aldığı ilaç ile Park Medikal Hastanesine gittiğinde kimsenin beklemediğini anladığı olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, adli para cezasının gün olarak belirlenmesinden sonra 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesi uyarınca günlüğü belirlenirken takdiren denilerek alt sınırdan uzaklaşılması nedeniyle bu hususa yönelik tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve “1.500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “120 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.