Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8677 E. 2014/2181 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8677
KARAR NO : 2014/2181
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile katılanın oğlu …’ın arkadaş oldukları, tanık…’nin, babasının yaşlı ve yalnız olması nedeniyle, onu evlendirmek istediğini komşularına haber verdiği, sanık …’nın da, Konya’da ticaret yaptığı dönemde bir çay ocağında tanıştığı ve adının … olarak bildiği sanık …’un eşinin dul bir teyzesinin olduğunu, onun için aracılık edebileceğini söylediği, tanık …i’nin de olayı babası katılana bildirmesi üzerine, sanık …’nın, diğer sanık …’u telefonla arayarak, Eğridir’de görüşmek üzere anlaştıkları, sanık …, katılan ve oğlu …’nin, Isparta’dan Eğirdir’e giderek bir pastahanede, kendisini bu kez … olarak tanıtan sanık …, kendisini … olarak tanıtan ve aslında sanık …’un annesi olan… ve yanlarında… olarak tanıtılan başka bir bir erkek ile …’ın komşuları… olarak tanıtılan iki kadınla görüştükleri, bir kaç gün sonra sanıkların Isparta’ya gelerek, tanık …’nin evinde sanık … da olduğu halde görüşüp, katılan ile…’in evlenmesi konusunda anlaştıkları, bu evlilik karşılığı katılanın,…’a; üç adet bilezik, bir adet yüzük ve küpe takımı almayı kabul ettiği, sanık … ve yanındakilerin bir gece katılanın oğlu …’nin evinde kaldıkları, ertesi günü Isparta merkezinde çarşıya çıkılarak, katılanın, 2.280 TL değerinde ziynet eşyası ile birer adet etek, yelek, ceket , kazak ve iki çorap ile diğer giyim malzemelerini aldığı, buradan lokantaya gidip yemek yedikleri ve parasını katılanın ödediği, katılanın, ayrıca kendisini şoför… olarak tanıtan sanık …’a 200 TL, … isimli kişiye de de 600 TL para verdiği, yemekten sonra …’in, aldığı eşyaları Seydişehir’deki yakınlarına göstermek, kızlarıyla katılanı tanıştırmak ve resmi nikah için unuttuğu nüfus cüzdanını alıp getirmek bahanesiyle Seydişehir’e gitmek üzere ısrarcı olması üzerine, sanıkların hep birlikte … plakalı otomobille hızla Seydişehir’e doğru yola çıktıkları, katılan ve çocuklarının arkadan takip etmesine rağmen sanıkların izini kaybettirdikleri, bir süre sonra arayan sanık …’un kaza yapması nedeniyle gelemediklerini söylediği, sanık …’un komşusu olarak tanıtılan, aslında kardeşi olan … Kula’nın evinde yapılan aramada da, daha önce …’a katılan tarafından alınan eşyaların ele geçirildiği, sanıkların, katılan ve tanıklar tarafından teşhis edildiği, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek hileli hareketlerle katılan aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
20/10/2009 tarihli kararın sanığın yokluğunda verilerek, 19/11/2009 tarihinde sanığın sorgudaki adresine de tebliğ edilmiş olması, yanıltmanın sadece yüze karşı verilen kararlarda mümkün olması, buna göre tebliğ edilen kararda bir yanıltma bulunmaması ve sanığın tebliğ tarihinde kararı öğrenmiş olması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen 20/10/2009 tarihli kararın sanığa 19/11/2009 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 17/12/2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, teşhis tutanağı, arama tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.