YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8699
KARAR NO : 2014/2174
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın oğlunun arkadaşı olduğu, abisinin işyerinde, malül durumda olan on kişinin işe alınacağını, oğlu Murat’ın da ismini yazdırdığını belirterek ilk aşamada, işe yerleştirme vaadiyle 02/11/2008 tarihinde katılandan 3.000 TL para aldığı, daha sonra GATA’dan rapor alınacağını söyleyerek 07/11/2008 tarihinde 1.500 TL, iş başı yapmadan önce para gerektiğini belirterek 15/02/2009 tarihinde 3.500 TL, daha sonraki tarihlerde de değişik bahanelerle 500 TL ve 400 TL para aldıktan sonra sanığın ortadan kaybolduğu, böylece sanığın, hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek ve miktarı baştan belirlenmeyen parayı, her seferinde değişik nedenlerle alarak haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.