YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8709
KARAR NO : 2014/2223
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un, hayvancılık ile uğraşan katılanı telefon ile arayarak Erzincan ilinde büyükbaş hayvan olduğunu, satın almak için gelmesini söylediği, olay günü bu nedenle Erzincan’a giden katılanın, sanıklar … ve … ile buluşup, birlikte sanık …’ın yanına gittikleri, sanık …’in de katılana satacağı hayvanları gösterdiği, katılanın hayvanları görmesinden sonra pazarlık yapmak amacıyla il merkezinde bulunan bir kahvehanede birlikte oturdukları, 36 adet büyükbaş hayvanın satılması hususunda 60000 TL ye anlaştıkları, aynı gün katılanın bir akrabası aracılığıyla 10000 TL parayı banka havalesi yoluyla sanık … hesabına gönderdiği, sanıkların, aynı gün hayvanların teslim edilemeyeceğini; ancak ertesi gün teslim edilmesinin mümkün olacağını katılana söyledikleri, bunun üzerine katılanın geceyi otelde geçirdiği, ertesi sabah hayvanları köyüne götürmek amacıyla sanıkları telefon ile aradığı, ancak ulaşamadığı, katılanın, sanık …’i bularak birlikte hayvanların bulunduğu yere gittikleri, hayvanların başında bekleyen ve sanık … oğlu olan …’ın, söz konusu hayvanların babası olan sanık …’a ait olmadığını söyleyerek hayvanları katılana teslim etmediği, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu birlikte işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek başkasına ait hayvanları kendilerine ait olduğuna inandırmak amacıyla hileli hareketlerde bulundukları, katılanı bu duruma inandırdıktan sonra hayvanları sözde satarak katılandan 10000 TL para almak suretiyle haksız menfaat temin etmeleri şeklinde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde; dolandırıcılık suçunun yaptırımının ”bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası” olarak gösterilmesi karşısında; sanıklar haklarında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.